MTP

    AKP ATEŞLE OYNUYOR

    AKP ATEŞLE OYNUYOR

    - MİT mensupları hakkında soruşturma açan savcı Sarıkaya görevden alınmış, meclisten jet hızıyla resmen duruma ve kişiye özel yasa geçirilmiş, yasa yine aynı hızla cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış, savcılık başbakanlıktan yine soruşturma izni istemiştir. İzin verilip-verilmeyeceği konusu belirsizliğini sürdürürken olası bir durumda konuyla ilgili müracat edilebilecek olan Danıştay'ın ilgili dairesinde görev yapanlar yine aynı hızla değiştirilmiştir.


    - Malatya - Kürecik'te füze kalkanı radarları oldu-bittiye getirilerek devreye sokulmuş, konuyla ilgili açıklama ABD askeri yetkilileri tarafından yapılmış, egemenlik haklarımız ihlâl edildiği gibi ülkemiz yeni bir tehditle karşı karşıya bırakılmıştır.


    - 4+4+4 kodlamalı eğitim sistemi tartışmalarında mecliste yaşanan utanç manzaraları yüzümüzü kızartmakla kalmamış, çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren bu çok hassas konu AKP iktidarı tarafından yine bir oldu-bitti ile geçiştirilmiştir. Kamuoyuna yansıyan "Eğitim Komisyonu yapay meclis meydan savaşları" sonrasında; milletvekili maaş artışı ve anayasadan Türk Milleti kavramının silinmesi gibi konularda hızla uzlaşan iktidar ve muhalefetin biz zaten hiç bir konuda uzlaşamıyoruz şeklindeki açıklamaları ise ciddiyetten uzak ve garip olduğu kadar komik görüntüler arasında yerini almıştır.


    - Üniversite yönetimlerinde yaşananların ve gençler üzerinde uygulanan baskı ve ayrımcı politikalar sonucunda okullarımızın barut fıçısı kıvamında olduğu gözden kaçırılmaktadır.


    - Ekonomimiz cari açık, istihdam oranları, ithalat-ihracat dengesi verileri alarm verirken milletimiz yapay gündem maddeleri ve kısır siyasi çekişmelerle vakit geçirmeye mahkum edilmiştir.


    - Bor madenlerimizin özelleştirilmesinin önünü açan düzenlemeler bakanlar kurulunda imzaya açılmıştır.


    - Millî varlığımızı tehdit eden, terör örgütü ve siyasi uzantısı grupların "referandum, bağımsızlık, özerklik" ana başlıklı bölücü faaliyetleri mevcut iktidar ve mecliste bulunan muhalefet tarafından resmileşmiş ve kabullenilmiş görünmektedir.


    - Suriye konusunda ülkemizi "hayati anlamda ilgilendiren gelişmeler ve görüşmeler" milletimizden saklanarak devam ettirilmektedir. Bu bağlamda hükümetin Kofi Annan ve Süleymaniye'de başımıza çuval geçirten CIA başkanı Petraeus ile yaptığı kritik görüşmeler hakkında üstü örtülü diplomatik açıklamalar kaygıyla izlenmektedir.


    Kısaca ana başlıklarıyla belirttiğimiz bu gelişmeler ışığında duruma baktığımızda;

    - 12 Mart'ta İstiklâl Marşımız'ın Kabul Yıldönümü için adım bile atmayan "sözde Akifçiler'in" yaklaşan Nevruz sonrasında akacak kandan beslenmek için hazırlık yaptıkları,


    - Suriye için pazarlıkların ve görevlendirmelerin çoktan bittiği ve "çok gizli" bir plân oluşturulduğu, 


    - Esad devrilir devrilmez Irak'ta olduğu gibi Suriye'de ayrılıkçı bir gruba ABD korumalı, Türkiye örtülü destekli özerklik verileceği,


    - Özerklik sonrasında Irak'ta bulunan özerk bölge ile Suriye'de oluşturulacak yeni özerk bölgeyi birbirine bağlamak için arada kalan Telafer'de yaşayan Türk nüfusun göstere göstere katledileceği,


    - Bu arada olanları kamuoyundan saklamak için Türkiye içinde eğitim sistemi, yeni anayasa, yeniden muhteşem osmanlılık gibi yapay gündemle milletimiz avutulurken artacak terör olayları ile Suriye ve Telafer konusunun  yine başarılı bir şekilde gözden kaçırılacağı görülmektedir.


    Biz MTP olarak AKP hükümetini Suriye ve Telafer konusunda açıkça uyarıyoruz: AKP "dış politikada komşularımızla sıfır sorun" göz boyacılığı ile etrafımızda bir komşu bırakmadığı gibi ülkemiz için tehdit oluşturan tehlikeli ve gereksiz örtülü anlaşmalar içinde olmaktan acilen vazgeçmelidir. AKP Suriye konusunda ABD-İsrail destekçisi bu tutumunu acilen bırakmayacak olursa Suriye'de ve Telafer'de akacak her damla kandan sorumlu olacaktır.


    Daha açık ifade edecek olursak, Suriye için olası bir ABD müdahalesi sonrası gelişecek süreçte bir gruba verilmesi muhtemel bölgesel bir özerklik ve Telafer başta olmak üzere Türkler'e yapılacak saldırılar Türkiye için büyük bir kaos ve muhtemel bir savaş anlamına gelecektir. AKP hükümeti bu bataklığa çamur taşımaktan, ateşle oynamaktan acilen vazgeçmelidir.


    AKP, BOP'un POP (Parçalanmış Ortadoğu Projesi) olduğunu, Arap Baharı Projesi'nin, Arap Katliamı Projesi olduğunu artık görmelidir. AKP emperyalist devletlerin çıkarlarına adım atmaktan, kandan ve kaostan beslenmekten vazgeçmelidir.


    Nevruz sonrası ülkemizin ve bölgemizin kan gölüne döneceğinden "ciddi anlamda" endişe ediyoruz.


    Çok daha açık ifade edersek: Musul ve Kerkük konusunda bütün dünyadan gözlemciler eşliğinde "acilen bir nüfus sayımı ve hemen bir özerklik ve/veya bağımsızlık referandumu" ile TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ veya özerk bölgesi ilan edilmesi dahil olmak üzere bölgede yaşayan Türk nüfus ve toprak varlığını garanti altına almadan Suriye konusuda ABD - İsrail çıkarlarına hizmet eden bir adım atılırsa bu davranışı Türk Varlığı ve ülkemizin geleceği adına "ihanet" kabul edeceğimizi, özellikle Telafer bölgemizde akacak her damla Türk kanından AKP hükümetini sorumlu tutacağımızı "resmen" açıklama gereği duyuyoruz.


    Zaman içinde bu değerlendirmelerimiz ve endişelerimiz konusunda yanılmış olmak siyaseten bizi çok ciddi anlamda zora sokacak olsa da bu konularda yanılmış olmaktan milletimizin varlığı-birliği-huzuru ve geleceği adına büyük mutluluk duyacağımızın bilinmesini isteriz.

     

    Ahmet Yılmaz
    MTP Genel Başkanı 


    *MTP Genel Merkezi  - Basın Açıklaması - 14 Mart 2012 






    14.03.2012
    2519









    Benzer Konular
  • - MİLLÎ ÇAĞRIMIZ*
  • - HEDEFİMİZ
  • - İLKELERİMİZ
  • - ATAMIZ
  • - Gençliğe Hitâbe





DUYURU

ANKET

Ülkemizin en önemli sorunu nedir?


Değerlendir

Video Galeri
Teşkilatlarımızdan Haberler
* PARTİMİZE ÜYE OLABİLMENİZ İÇİN*

* Millî Mutabakat Çağrısı

* MTP SANDIĞA GİTMİYOR

* SÖZ KONUSU VATANSA...

* TÜRKİYE SURİYE'YE GİRMELİDİR

Foto Galeri







AKP ATEŞLE OYNUYOR

AKP ATEŞLE OYNUYOR

- MİT mensupları hakkında soruşturma açan savcı Sarıkaya görevden alınmış, meclisten jet hızıyla resmen duruma ve kişiye özel yasa geçirilmiş, yasa yine aynı hızla cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış, savcılık başbakanlıktan yine soruşturma izni istemiştir. İzin verilip-verilmeyeceği konusu belirsizliğini sürdürürken olası bir durumda konuyla ilgili müracat edilebilecek olan Danıştay'ın ilgili dairesinde görev yapanlar yine aynı hızla değiştirilmiştir.


- Malatya - Kürecik'te füze kalkanı radarları oldu-bittiye getirilerek devreye sokulmuş, konuyla ilgili açıklama ABD askeri yetkilileri tarafından yapılmış, egemenlik haklarımız ihlâl edildiği gibi ülkemiz yeni bir tehditle karşı karşıya bırakılmıştır.


- 4+4+4 kodlamalı eğitim sistemi tartışmalarında mecliste yaşanan utanç manzaraları yüzümüzü kızartmakla kalmamış, çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren bu çok hassas konu AKP iktidarı tarafından yine bir oldu-bitti ile geçiştirilmiştir. Kamuoyuna yansıyan "Eğitim Komisyonu yapay meclis meydan savaşları" sonrasında; milletvekili maaş artışı ve anayasadan Türk Milleti kavramının silinmesi gibi konularda hızla uzlaşan iktidar ve muhalefetin biz zaten hiç bir konuda uzlaşamıyoruz şeklindeki açıklamaları ise ciddiyetten uzak ve garip olduğu kadar komik görüntüler arasında yerini almıştır.


- Üniversite yönetimlerinde yaşananların ve gençler üzerinde uygulanan baskı ve ayrımcı politikalar sonucunda okullarımızın barut fıçısı kıvamında olduğu gözden kaçırılmaktadır.


- Ekonomimiz cari açık, istihdam oranları, ithalat-ihracat dengesi verileri alarm verirken milletimiz yapay gündem maddeleri ve kısır siyasi çekişmelerle vakit geçirmeye mahkum edilmiştir.


- Bor madenlerimizin özelleştirilmesinin önünü açan düzenlemeler bakanlar kurulunda imzaya açılmıştır.


- Millî varlığımızı tehdit eden, terör örgütü ve siyasi uzantısı grupların "referandum, bağımsızlık, özerklik" ana başlıklı bölücü faaliyetleri mevcut iktidar ve mecliste bulunan muhalefet tarafından resmileşmiş ve kabullenilmiş görünmektedir.


- Suriye konusunda ülkemizi "hayati anlamda ilgilendiren gelişmeler ve görüşmeler" milletimizden saklanarak devam ettirilmektedir. Bu bağlamda hükümetin Kofi Annan ve Süleymaniye'de başımıza çuval geçirten CIA başkanı Petraeus ile yaptığı kritik görüşmeler hakkında üstü örtülü diplomatik açıklamalar kaygıyla izlenmektedir.


Kısaca ana başlıklarıyla belirttiğimiz bu gelişmeler ışığında duruma baktığımızda;

- 12 Mart'ta İstiklâl Marşımız'ın Kabul Yıldönümü için adım bile atmayan "sözde Akifçiler'in" yaklaşan Nevruz sonrasında akacak kandan beslenmek için hazırlık yaptıkları,


- Suriye için pazarlıkların ve görevlendirmelerin çoktan bittiği ve "çok gizli" bir plân oluşturulduğu, 


- Esad devrilir devrilmez Irak'ta olduğu gibi Suriye'de ayrılıkçı bir gruba ABD korumalı, Türkiye örtülü destekli özerklik verileceği,


- Özerklik sonrasında Irak'ta bulunan özerk bölge ile Suriye'de oluşturulacak yeni özerk bölgeyi birbirine bağlamak için arada kalan Telafer'de yaşayan Türk nüfusun göstere göstere katledileceği,


- Bu arada olanları kamuoyundan saklamak için Türkiye içinde eğitim sistemi, yeni anayasa, yeniden muhteşem osmanlılık gibi yapay gündemle milletimiz avutulurken artacak terör olayları ile Suriye ve Telafer konusunun  yine başarılı bir şekilde gözden kaçırılacağı görülmektedir.


Biz MTP olarak AKP hükümetini Suriye ve Telafer konusunda açıkça uyarıyoruz: AKP "dış politikada komşularımızla sıfır sorun" göz boyacılığı ile etrafımızda bir komşu bırakmadığı gibi ülkemiz için tehdit oluşturan tehlikeli ve gereksiz örtülü anlaşmalar içinde olmaktan acilen vazgeçmelidir. AKP Suriye konusunda ABD-İsrail destekçisi bu tutumunu acilen bırakmayacak olursa Suriye'de ve Telafer'de akacak her damla kandan sorumlu olacaktır.


Daha açık ifade edecek olursak, Suriye için olası bir ABD müdahalesi sonrası gelişecek süreçte bir gruba verilmesi muhtemel bölgesel bir özerklik ve Telafer başta olmak üzere Türkler'e yapılacak saldırılar Türkiye için büyük bir kaos ve muhtemel bir savaş anlamına gelecektir. AKP hükümeti bu bataklığa çamur taşımaktan, ateşle oynamaktan acilen vazgeçmelidir.


AKP, BOP'un POP (Parçalanmış Ortadoğu Projesi) olduğunu, Arap Baharı Projesi'nin, Arap Katliamı Projesi olduğunu artık görmelidir. AKP emperyalist devletlerin çıkarlarına adım atmaktan, kandan ve kaostan beslenmekten vazgeçmelidir.


Nevruz sonrası ülkemizin ve bölgemizin kan gölüne döneceğinden "ciddi anlamda" endişe ediyoruz.


Çok daha açık ifade edersek: Musul ve Kerkük konusunda bütün dünyadan gözlemciler eşliğinde "acilen bir nüfus sayımı ve hemen bir özerklik ve/veya bağımsızlık referandumu" ile TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ veya özerk bölgesi ilan edilmesi dahil olmak üzere bölgede yaşayan Türk nüfus ve toprak varlığını garanti altına almadan Suriye konusuda ABD - İsrail çıkarlarına hizmet eden bir adım atılırsa bu davranışı Türk Varlığı ve ülkemizin geleceği adına "ihanet" kabul edeceğimizi, özellikle Telafer bölgemizde akacak her damla Türk kanından AKP hükümetini sorumlu tutacağımızı "resmen" açıklama gereği duyuyoruz.


Zaman içinde bu değerlendirmelerimiz ve endişelerimiz konusunda yanılmış olmak siyaseten bizi çok ciddi anlamda zora sokacak olsa da bu konularda yanılmış olmaktan milletimizin varlığı-birliği-huzuru ve geleceği adına büyük mutluluk duyacağımızın bilinmesini isteriz.

 

Ahmet Yılmaz
MTP Genel Başkanı 


*MTP Genel Merkezi  - Basın Açıklaması - 14 Mart 2012 






14.03.2012
2519









Benzer Konular
  • - MİLLÎ ÇAĞRIMIZ*
  • - HEDEFİMİZ
  • - İLKELERİMİZ
  • - ATAMIZ
  • - Gençliğe Hitâbe





  • MTP Resmi İnternet Sitesi
    Son Eklenenler
    * YURTTA SULH YOKSA CİHANDA SULH GEREKSİZDİR.

    * BİTMEYEN SÜRGÜN: KIRIM

    * KANDİLİMİZ MÜBÂREK OLSUN...

    * BİR KERE DAHA SÖYLEYELİM...

    * ANNELERİMİZ'E...

    * 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN

    * MANŞET RESMİ 2

    * MANŞET RESMİ 3

    * BÜYÜK YALAN'IN 100. YILINDA...

    * ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...

    Duyurular